Boşanmak Kolay mı?

0
190

Mutlu geçen bir sürenin ardından, eşinizle aile hayatınız konusunda problemler yaşamaya başladınız. Her gece evde bir huzursuzluk ortamı var ve çocuklarınız da bu olumsuz ortamdan etkilenmeye başladı. Aile büyükleri araya girdi, bir süre durum düzeldi ancak sonra yine aynı tas aynı hamam, değişen bir şey yok. Gün geçtikçe durum daha kötüye gidiyor ve artık boşanmayı ciddi olarak düşünmeye başladınız.

Ancak evlenmek ne kadar kolaysa (yasal olarak!) bizim hukuk sistemimizde boşanmak da bir o kadar zor. Eşiniz boşanmaya yanaşmıyorsa, boşanabilmek için, mahkemede uzun ve zorlu geçecek bir mahkeme sürecini yaşamanız ve neticede boşanmada eşinizin daha fazla kusurlu olduğunu ispatlamanız ve yasa gereği evlilik birliğini koruma görevi olan Aile Yargıcını ikna etmeniz gerekiyor. Çekişmeli boşanma davası, çok zorlu bir süreçtir.

Boşanmanın en kolay yolu anlaşmalı boşanmadır. Boşanma kararını ortaklaşa alıp eşiniz ile nafaka, tazminat, çocukların velayeti ve malların paylaşımı konusunda medeni bir şekilde anlaşabilirseniz, iyi de bir avukatınız varsa kendinizi bir hafta içinde boşanmış, 15 gün içinde de nüfusunuzda “dul” yazar bir şekilde bulabilirsiniz. Ancak bir taraf boşanmayı isterken, diğer taraf boşanmama konusunda diretirse işte o zaman problemler başlıyor.

İlk olarak Medeni Kanunda yer alan boşanma sebeplerinden birinin varlığını sizin ispatlamanız gerekecek. Kanuna göre; Zina, Hayata Kast, Terk, Akıl Hastalığı, Yüz kızartıcı veya uzun süreli hapis cezasını gerektiren suç işlemek mutlak boşanma sebeplerindendir. Yani eşinizin sizi aldattığını, canınıza kast ettiğini, sizi terk ettiğini ve altı ay dönmediğini, iyileşmeyecek ve hayatı çekilmez kılacak bir akıl hastalığı olduğunu, ya da ciddi bir suç işlediğini ispatlarsanız, başkaca bir şeye kalmadan doğrudan boşanabilir ve hatta duruma göre iyi de bir tazminat alabilirsiniz.

Ancak bu sayılanların hiç birisini ispatlama şansınız yoksa, “Şiddetli Geçimsizlik” boşanma sebebine dayanmanız gerekecek. Boşanma davalarının en uzun süreni ve en sıkıntılı geçeni ise bu maddeye dayanılarak açılan davalardır. Uzun süren yargılama süreci boyunca pek çok tanık dinlenecek, bu tanıklar, sizin en mahrem aile sırlarınızı duruşma salonunda pek çok yabancının önünde hiç utanıp sıkılmadan anlatacak, dün “Anne-baba” dediğiniz kişiler bugün karşınıza sanki ezeli düşmanınız gibi çıkacaktır. Tabi bir de şiddetli geçimsizlik olduğu konusunda hakimi de ikna etmeniz gerekir. Açılan pek çok boşanma davası, somut olarak elle tutulur sebepler olmadığı veya bu sebepler varsa da ortaya iyi bir şekilde konulamadığı gerekçesi ile her iki tarafın da boşanma istekleri reddedilerek son bulmuştur.

Hakim boşanma talebinizi reddederse, kararı temyiz edebilirsiniz fakat boşanma şansınız halen daha devam etmektedir. Kararı temyiz etmeyip kararı kesinleştirebilirseniz, kesinleşme tarihinden itibaren üç yıl boyunca bir araya gelmeyen çiftler, yalnızca üç yıldır bir araya gelmediklerini ispatlamaları koşulu ile doğrudan boşanabilirler.

Boşanma sebebi var ve ispatlanabiliyor, peki mal paylaşımı ne olacak? Toplumda genel kanıya göre evlilik sırasında elde edilen malların yarısının bir eşe yarısının da diğer eşe ait olduğu varsayılır. Oysa durum tam anlamı ile bu değildir. Öncelikle malların 01.01.2003 yılından sonra alınması gerekir ve elde edilen malvarlığının, bağış, miras vs gibi karşılıksız değil, tam tersine çalışılarak elde edilmiş bir mal varlığı olması gerekir. Yine de bu şartlara uyuyorsa bile malın mülkiyetinin yarısı diğer eşe ait değildir. Bu paylaşım mahkemelerce atanan bilirkişilerce teknik hesaplamalar ile yapılmakta ve eşlerin edindikleri malların değerleri, yaptıkları harcamalar ve katkı paylarına göre payları değişmektedir.

Boşanma kararı verildi, mallar paylaşıldı ancak hala velayet, nafaka ve tazminat sorununun çözülmesi gerekir. Velayetin kime karar verileceği zaten az çok bellidir. Küçük çocuklar anne istemedikçe babaya verilmez, genelde annede kalır. Eğer çocuklar büyük ise, çocuklar hakimce dinlenir ve anne ya da babasından birini tercih etmeleri istenir ki, bir çocuğu bu kararı vermeye zorlamamak gerekir.

Nafaka ve tazminat konularında da, basında çıkan milyonlarca liralık tazminat davaları, binlerce liralık nafakalar hayaldir. Nafaka ve tazminat talepleri harca bağlı olmadığı için isteyebileceğiniz rakam sizin hayal gücünüze göre değişir ancak kazandığınız rakamlar ise genelde makul rakamlardır.

Özetle;  boşanma zor bir süreçtir ve sağlam sinirlere ve peygamber sabrına ihtiyaç vardır. Bu nedenle medeni bir şekilde anlaşıp tek celsede kısa bir sürede davayı bitirmek en iyi çözümdür. Ancak  ne yazık ki “ Ben eşime çektireceğim” şeklinde bir yaklaşım   –  özellikle aldatılmış kadınlarda çokça rastlanmaktadır. Ancak bu durum en çok çocukları olumsuz yönde etkiler. Unutmayın , çocuklar anne ve babalarının boşanmış olmalarından ziyade boşanma süreçlerinden daha çok etkilenmektedirler.

Son olarak, boşanma hayatın sonu değil, ülkemizde pek yaygınlaşmasa da Avrupa ve Amerika’da boşanma da evlilik gibi seremoni ile kutlanmaya başlanmıştır. Boşanma partileri ve boşanma pastaları adeta bir gelenek halini almaya başlamıştır. Çünkü evlenme kadar boşanma da doğal bir süreçtir. Tabi ki üzücü bir durumdur bir yuvanın yıkılması ama gerek eşler gerekse çocuklar bu mutsuz ortamda yaşamaktansa anlaşma ile sonuçlanmış bir evlilik sonrasında hayatlarını sürdürmeleri çok daha sağlıklıdır.

Eşinizle mutlu bir hayat sürmeniz dileğimizle,

Av. Eren Evren

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here