Kamu Denetçi̇li̇ği̇ Kurumu

0
286

Türkiye’de yıllardır tartışılan ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile bir dönem rafa kaldırılan Kamu Denetçiliği Kurumu 12 Eylül referandumu ile tekrar gündeme gelerek Anayasa’ya girmiştir. Aslında çok da  ne iş yaptığını, işe yarayıp yaramacağını, nasıl uygulanacağını bilmediğimiz ancak yeni bir kurum olması sebebiyle  de merak ettiğimiz  kamu denetçiliği kurumuna genel hatları ile değinmek istiyorum.

28.9.2006 tarihli ve 5548 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun tümünü, Anayasa Mahkemesi, 25.12.2008 tarihli kararı ile oybirliği ile iptal etti. Ancak kamu denetçiliği kurumu Anayasa değişiklik paketinin 74. Maddesi ile halkın oylamasına sunularak, diğer 26 maddeyle birlikte kabul edilerek yeniden Türk Hukuku’na girmiş oldu.

Anayasanın 74 maddesine göre; “ Herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

Ombudsmanın Türkçe karşılılığı olarak arabulucu, kamu denetçisi, kamu hakemi, medeni hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi tanımlar yapılabilir.  Aslında iptal edilen 5548 sayılı Kamu Denetçiliği Kanununu incelediğimizde, bu kurumla ilgili merak ettiğimiz pek çok soruya cevap bulabiliyoruz.  Yeni Anayasa ile birlikte bu kanunun yeniden yayımlanacağını düşünmek makul bir tahmin olsa gerek.

İptal edilen Kanunda Kamu Denetçisinin tanımı yapılmamış olmakla birlikte, kanunun amacı, kamu denetçisinin görev ve çalışma ilkelerinden yola çıkarak şöyle bir tanımlama yapılabilir  

“ Ombudsman, ilke itibariyle parlamento tarafından atanan, ancak hükümete karşı olduğu kadar parlamentoya karşı da bağımsız olan, yönetimin mağdur ettiği bireylerin hiçbir şekle bağlı olmaksızın yaptıkları şikayetler üzerine harekete geçen, geniş bir soruşturma ve araştırma yetkisi ile donatılmış olan, yönetimin yaptığı haksızlıkları ortaya koymak, takdir yetkisinin kötüye kullanılmasını engellemek, mevzuata saygılı olmayı ve uygun hareket etmeyi temin etmek, icrai karakter taşımayan önerilerde bulunmak, hakkaniyet tedbirleri salık vermek ve nihayet kamu hizmetlerinin daha iyi görülmesi için gerekli reformların yapılması önerilerinde bulunmak amaçlarını güden bir ya da bir kaç kamu görevlisidir.

Kamu denetçisi kurumu, doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli ve merkezi Ankarada bulunan bir kurum olacaktır. Kurumda bir baş denetçi ve buna bağlı denetçiler ile Genel Sekreter, uzman, uzman yardımcıları ve diğer personel görev yapacak.

 

Yeni Anayasa’ya göre Baş Denetçi’nin görev süresi 4 yıl olacaktır. Kamu Baş Denetçisi olarak seçilebilmek için; Mecliste yapılan gizli yapılan İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu gerekecek. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olacaktır.

 

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, baş denetçiye ve denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremeyecek, genelge gönderemeyecek, tavsiye ve telkinde bulunamayacaktır.

 

Kamu Denetçisi, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine,idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygı, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

 

Kuruma, hem gerçek  hem de tüzel kişiler başvurabilecekler. Başvuru, herhangi bir ücrete ya da şekle tabi olmayacak. Başvuru tarihi, dilekçenin kuruma, valilik veya kaymakamlıklara verildiği ya da kuruma ulaştığı tarih olup, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.

Kurum, inceleme ve araştırmasını yaparken, ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir, bilirkişi atayabilir ve tanık dinleyebilir Kurum, araştırma ve inceleme sonuçlarını ve varsa önerilerini ilgili mercilere ve başvurana bildirir, başvurana, işleme karşı başvuru yollarını da gösterir. İlgili merci, Kurumun önerileri doğrultusunda tesis ettiği işlemi veya kurumun önerdiği çözümü uygulanabilir nitelikte görmediği takdirde bunun gerekçesini otuz gün içinde Kuruma bildirir. Kurul, her takvim yılı sonunda yürütülen faaliyetleri ve önerileri kapsayan bir rapor hazırlayarak Karma Komisyona sunar. Komisyon, bu raporu görüşüp, kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde özetleyerek TBMM Genel Kuruluna sunar. Komisyonun raporu, Genel Kurulda görüşülür. Kurulun yıllık raporu, ayrıca Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kamuoyuna duyurulur. Kurul, açıklanmasında fayda gördüğü hususları yıllık raporu beklemeksizin her zaman kamuoyuna duyurabilir.

Yukarıda yazdıklarım önceki iptal edilen kanuna bakılarak yapılan bir öngörü belki. Ancak Anayasa’nın kabul edilmesi ile birlikte yürürlüğe giren Kamu Denetçisi kurumu için çıkarılacak kanunun bu kanundan farklı olmayacağını düşünüyorum. Bir anlamda İdare Mahkemelerinin görevinden rol çalacak olan Kamu Denetçiliği Kurumunun iyi bir şekilde işlemesi halinde bireylerin haklarını etkin bir şekilde koruyabilecektir.

Av. Yüksel Okyay Evren

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here